|
1960’ların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nin birçok
üniversitesinde ülke çapında bir bilgisayar yapısı oluşturulup bu
bağlantı üzerinden veri alışverişi sağlamak amacıyla ile birçok çalışma
yapılmakta idi. Bu çalışmaların sürdüğü sıralarda, asıl amaç,
üniversitelerin yapmış oldukları kaynak yatırımlarını hiçbir şekilde
boşa çıkarmayıp çok genel kapsamlı bir yapı oluşturmaktı.
Bu arada Amerikan hükümetinin bir kuruluşu olan Advanced Research Project Agency ( İleri Proje Araştırma Ajansı – ARPA),
1972 yılından itibaren askeri kuruluşlara onların istekleri
doğrultusunda bazı çalışmalar gerçekleştirdi ve bu çalışmalar sonunda
kuruluşun adı Defence Advanced Research Agency (Savunma İleri Araştırma Projeler Ajansı – DARPA) olarak değişti.
Bu çalışmalar sırasında ARPANET ya da DARPA Internet’i oluşturdu.
ARPANET’ İN temel görevleri şu ana başlıklar altında toplanır:
- Uzak makinalara bağlanma ( remote login )
- Dosya aktarımı ( file transfer )
- Electronic mail ( Elektronik posta) (Derebaşı, 1999: 13-14).
ARPA projesiyle başlayan girişimler sonucu 1980’lerde NSF beş tane
süper bilgisayar merkezi kurdu. Bu merkezleri sadece savaş üreticisi
firmalar ve dev araştırma firmaları kullanıyordu. Bu merkezleri
bağlamak için ARPAnet’in teknolojisi kullanıldı. Ardından araştırmalar
üniversitelerde yapıldığı ve üniversitelerdeki araştırmacıların bu
merkezlere bağlanması akıl almayacak derecede pahalı olduğu için
bölgesel şebeke zincirleri yaratıldı (Erdoğan, 1995: 18-19).
ARPANET 1990 yılında kullanımdan kaldırıldıktan sonra yerine ABD,
Japonya ve bazı doğu ülkelerindeki omurgalar (back bone) Internet’e
katıldı.
1991 yılında Minnesota Üniversitesi tarafından, Internet kaynaklarına
erişimde büyük kolaylık sağlayan GOPHER kullanıma girdi. Gopher,
internet içinde çeşitli konularda arama yapmayı sağlayan bir istemci
(client) programıdır.
Sağladığı en önemli avantaj, internet kaynaklarını menüler halinde
sunması ve kullanıcının arzu ettiği kaynak menüden seçilince, bu
kaynağın internet adresi bilmeksizin de o kaynağa erişme imkanını
sağlamasıdır (Derebaşı, 1999: 13-14).
1993 yılında Beyaz Saray (White House), online olarak internete bağlandı.
1994 yılında, Web üzerinde işlem yapmayı sağlayan Mosaic yazılımı
piyasaya sürüldü ve kullanım kolaylığı nedeniyle çok yaygınlaştı.
Ayrıca Amazon.com’da ilk kitap satıldı. E-mail yoluyla pazarlama ve
reklama keşfedildi.
1995 yılında ise Web üzerinde işlem yapan Netscape yazılımı kullanılır
hale geldi (Uysal ve Tunç, 1996; 7). Yahoo!’da ilk arama yapıldı.
e-Bay’da ilk sanal müzayede düzenlendi. (“Yeni Ekonomi”, NTV MAG
Dergisi, Mart 2001 Sayı 19, Sayfa 87).
Tarihlere
dikkatle baktığımızda internetin dünyada şöyle bir gelişimi olduğu
görülüyor; Amerika’da çok hızlı yayıldı, 1998’in ortalarında bu
yayılma Avrupa’ya geçti. Avrupa altyapısı hazır olsa da biraz bekle gör
politikası uyguladı.
Japonya internetle
ilgilendi ve Amerika’daki internet konusundaki yatırımların hatırı
sayılır bir bölümü Japon şirketleri tarafından kendi sermayelerinden
kanalize ederek gerçekleştirildi. Şu anda uzak doğu ülkeleri ve ABD bu
alandaki çalışmalarıyla başı çekiyorlar.
İnternetin bazı bölümlerinin belirtilmesinde fayda vardır
http://www.kurs.golhisar.com dan alınmıştır
|